YOLSUZLUK ENDEKSİ YAYINLANDI: TÜRKİYE AB ÜLKELERİ ARASINDA SONUNCU, 35 OECD ÜLKESİ ARASINDA SONDAN İKİNCİ!





Ülkemizde yabancı yatırımcıların yatırım yapması, işsizliğin ve yoksulluğun önlenmesi için başta ihale sistemimiz olmak üzere, kamu mali sisteminin şeffaf olması gerekir. 

Bu hususta yabancıların öncelikle referans aldıkları  2017 yılı verileri yayınlandı. (Bkz: http://www.transparency.org/ sitesi ve http://www.seffaflik.org )

2017 yılı Endeks sonuçlarına göre, Türkiye’nin Yolsuzluk Algı Endeksi puanı ve sıralamadaki yeri geriledi!  2017 yılında; 40 puan alan Türkiye, 6 basamak daha gerileyerek 180 ülke arasında 81. sırada yer aldı. Böylece, endekste dört yıl üst üste gerileyen Türkiye, son 5 sene içerisinde 10 puanlık bir düşüşle 28 sıra geriledi.

Avrupa Birliği ülkeleri arasında Türkiye, 28 üye ülke arasında sonuncu sırada! 

Türkiye, G20 ülkeleri arasında ise 13. sırada bulunurken, 35 OECD üyesi devlet arasında ise sondan ikinci sırada yer aldı.

Endeksin son sıralarında Suriye (14), Güney Sudan (12) ve Somali (9) yer aldı. 2012-2017 yılları arasında Endeks’te en çok puan kaybeden beş ülke; Saint Lucia (-16), Bahreyn (-15), Suriye (-12) Türkiye (-10) ve Gine (-8) oldu.

İHALELERDEKİ ŞEFFAFLIKLA İLGİLİ SORUNLAR, YOLSUZLUĞU VE YOKSULLUĞU BERABERİNDE GETİRİYOR! AMA YOLSUZLUKLA MÜCADELE ÇOK ZAYIF! 

2017 yılı sonuçları, yolsuzluğa dair algının düşmesinin bir nedeni de, ihale mevzuatında yapılan değişiklikler ile Kamu kuruluşlarının açık ihale yerine ilansız ve davet usulü ihalelere yönelmeleridir! Yaklaşık 120-150 milyar liralık kamu alımının büyük bir kısmı ilansız pazarlık, doğrudan temin ve İstisna alımı kapsamında yapılıyor.  Özellikle Belediye ihaleleri ve politikacıların etkin olduğu yerlerdeki ihaleler, belirli kesimlere kaynak akatarımı yöntemi olarak algılanıyor! 

Maliye Bakanı Mehmet ŞİMŞEK tarafından 2013 yılında dile getirilen ve Avrupa Komisyonu Tarafından Hazırlanan İlerleme Raporlarında belirtilen "İstisna Alımlarının" ve "İlansız Alımların" terk edilmesi işlemi, halen yerine getirilmedi!  Bu yüzden halkın büyük bir kısmının ihale ve kamu mali sistemine güveni çok düşük seviyede kaldı. Halkın yolsuzlukla ilgili olumsuz algısı ise oldukça yüksektir. 

Yolsuzlukla mücadelede Türkiye iyi seviyede değil. Keza 2018 yılı Avrupa İlerleme Raporu şu şekildedir;

"Mahkemeler tarafından yolsuzlukla ilgili olarak verilen mahkûmiyet kararlarının sayısı 2016’da 5.497 iken, bu sayı 2017’de 3.889’a düşmüştür. Birkaç istisna dışında, cezalar caydırıcı değildir ve ihaleye fesat karıştırma suçundan hüküm giyenler, hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasından faydalanabilmektedir. Denetim ve teftiş birimleri, kovuşturma makamlarına sınırlı sayıda şüpheli vaka yönlendirmiştir. Kamu-özel ortaklıkları yoluyla yapılanlar dâhil olmak üzere, yerel idareler, arazi idaresi ve yönetimi, kamu alımı süreçleri, inşaat ve taşımacılık sektörleri yolsuzluğa özellikle açıktır. "  

İlerleme raporunda, Kamu İhale Kurumu'nun da bağımsız olmadığı vurgulanıyor! Özetle;

"Kamu İhale Kurumundan ayrı olarak, tamamen bağımsız bir Kamu Alımları İnceleme Kurulu oluşturması gerekmektedir. ...Kamu İhale Kurumu (KİK), Kamu İhale Kanunu’nu uygulamakla ve kamu alımları sistemini izlemekle yükümlüdür. KİK, Maliye Bakanlığına bağlıdır ancak özerk olduğunu söylemek pek mümkün değildir." denilerek, ihale sisteminin, objektif denetlenmediği ifade edilmiştir! 

En önemlisi ise ihale mevzuatının yolsuzluğa elverişli olduğu vurgulanmaktadır. Şöyle ki; 

"Genel İdari Usul Kanunu, Kamu İhale Kanunu, Siyasi Etik Kanunu ve yolsuzluk olaylarını yetkili mercilere bildirilenlerin korunmasına ilişkin düzenleme gibi bir önceki yolsuzlukla mücadele stratejisinde öngörülen mevzuat değişiklikleri hâlâ gerçekleştirilmemiştir. Güncellenen yolsuzlukla mücadele eylem planı (2016) henüz uygulamaya geçirilmemiştir. Türkiye imzacısı olduğu Birleşmiş Milletler Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesi’ni tam anlamıyla uygulamalıdır. " 

"Kamu ihale mevzuatı, bazı yönlerden AB müktesebatı ile uyumlu değildir. Büyük altyapı yatırımları için kamu-özel sektör ortaklıklarına ve belediye düzeyindeki ihalelere yönelik olanlar başta olmak üzere, çerçeve kanuna çok sayıda muafiyetin dâhil edilmesi nedeniyle kamu ihaleleri hâlâ yolsuzluğa elverişlidir.

(Bkz:https://www.ab.gov.tr/siteimages/pub/komisyon_ulke_raporlari/2018_turkiye_raporu_tr.pdf )  

Yukarıdaki verilere dayanarak, yabancı ve dürüst yatırımcının ülkemizde yatırım yapabilmesi, işsizliğin  ve yoksulluğun düşmesinin; yapısal reformlarla mümkün olduğu sonucuna varılabilir.