İhale İptalinde Takdir Yetkisinin Yanlış Kullanılması
I- Giriş
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki ihale süreci; ihale ilanı ile sözleşmenin yapıldığı süreyi kapsamaktadır. Bu süreçte, ihalenin iptal edilmesi ise ihale sürecinin sonlanması anlamına gelir. İhale iptali, ihale yetkilisinin kendi takdiri veya ihale komisyon kararı kapsamında, yine ihale yetkilisinin takdiriyle gerçekleşir.
İhale iptalindeki takdir yetkisi; belirli şartların oluşması halinde ve yasal mevzuata uymak kaydıyla, ihalenin sonlandırılması kapsamında kullanılmalıdır. İhale mevzuatı ihaleyi yapan idarelere, ihaleyi iptal etme takdir yetkisi tanımıştır. Bu nedenle idareler, ihale sürecindeki her aşamada, gerekli koşullar oluşması şartıyla, ihaleyi iptal edebilirler. Ancak idarelerin bu yetkisi, mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda, usule, amaca ve 4734 sayılı Kanun’un öngördüğü temel ilkelere uygun olarak kullanılması gerekmektedir.
Bu çalışmamızda; ihale iptallerinde takdir yetkisinin hangi şartlarda kullanılabileceğini, oluşması muhtemel uyuşmazlıklarda ihale iptallerinin iptal edilebileceği yönündeki emsal kararlar kapsamında inceleyeceğiz.
II- İhale İptallerinde Takdir Yetkisinin Kullanılmasının Hukuksal İçeriği
İhale işlemleri bakımından takdir yetkisinin kullanılmasında, idare hukukuna hâkim olan hukukî güvenlik ve idarî istikrar gibi ilkelerin de dikkate alınması gerekir. Takdir yetkisinin kullanılmasının temel taşlarından biri olan hukukî güvenlik ve idarî istikrar ilkeleri, Anayasa’nın 2’nci maddesinde yer alan, hukuk devletinin temel ilkelerinden “belirlilik ilkesiyle” bağlantılıdır. Keza idarelerin ihale iptalleri kapsamındaki takdir yetkilerini; her durumda, istikrarlı bir şekilde, yürürlükteki mevzuata uygun kullanmaları zorunludur. Aksi uygulamalar, belli bir kuralın benzer olaylarda ve değişik zamanlarda, değişik biçimde uygulanmasına yol açar ki bu durum, idari işlemlerde istikrar ile idarenin ciddiyetini bozarak, idarelere olan güveni sarsar. (Bk. Anayasa Mahkemesinin 10.03.1977 tarihli E: 1976/51, K: 1977/16 sayılı kararı.) 4734 sayılı Kanun hükümlerine göre, ihale saatinden önce idarenin gerekli gördüğü veya ihale dokümanında yer alan belgelerde, ihalenin yapılmasını engelleyen ve düzeltilmesi mümkün olmayan hususların tespit edilmesi durumunda, ihale iptal edilebilir. (Bk. 4734 sayılı Kanun’un, İhale Saatinden Önce İhalenin İptal Edilmesi başlıklı 16’ncı maddesi.)
İhale saatinden önce, herhangi bir ihale işlemi yapılmadığından, iptal kararında ihale komisyonunun da ayrıca karar almasına gerek bulunmamaktadır. Bu nedenle bu süreçteki ihale iptali; ihale yetkilisinin takdir yetkisi kapsamında ve yine ihale yetkilisinin onayı ile gerçekleşir.
İhale saatinden sonra da mevzuata aykırı hususların ortaya çıkması halinde, ihalenin iptal edilmesi mümkündür. Mevzuata göre, ihaleden sonra ihalenin iptali;
• Verilen tekliflerin yaklaşık maliyete kıyasla çok yüksek olması,
• Verilen tekliflerin yaklaşık maliyete göre çok yüksek olmamakla birlikte mevcut ödeneğin verilen teklifleri karşılayamaması,
• 4734 sayılı Kanunun temel ilkelerine yani ihale işlemlerinde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılması uygun olmayan durumların tespiti,
gibi nedenlerle mümkün olabilmektedir.
İhale saatinden sonraki süreçte ihale iptal işlemi; ihale komisyonunun ihalenin iptal edilmesi yönünde aldığı karar üzerine, ihale yetkilisinin onayı ile gerçekleşir. Ayrıca ihale komisyonunun, ihalenin gerçekleşmesi kapsamında aldığı uygunluk kararına rağmen, ihale yetkilisinin bu kararı uygun görmeyerek iptal etmesiyle de ihaleler iptal edilebilmektedir. (Bk. 4734 sayılı Kanun’un, 39’uncu maddesi gerekçesi.)
Gerek ihale yetkilisinin gerekse ihale komisyonu aracılığıyla yine ihale yetkilisinin, alacağı ihale iptali yönündeki takdir yetkileri ise sınırsız değildir. Bu yetki mevzuata uygun, somut bilgi ve belgeye dayalı olarak kullanılmak zorundadır. Aksi durumda, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ve kaynakların verimli kullanılmasını engellenecek, saydamlık ve güvenirlik ilkelerine de aykırı davranılmış olacaktır. Nitekim bu tarzda alınan ihale iptal kararlarının, Kamu İhale Kurulu ve mahkemeler tarafından iptal edildiği, sıklıkla görülmektedir.
Hemen burada belirtmeliyiz ki takdir yetkisi kapsamında olmayan ve zorunlu olarak ihalenin iptalini gerektiren ihale iptalleri de bulunmaktadır. Bu kapsamda iptal edilmesi takdir yetkisine bağlı olmadan, zorunluluk arz eden ihalelerden bazıları;
• İhaleye teklif verilmemesi veya teklif sayısının yasal sınırın altında olması,
• İhalede geçerli teklif kalmaması,
• İhale üzerine yapılan kişilerin yasaklı olması veya sözleşme imzalamaktan imtina etmeleri,
• Doğal afet, salgın hastalık gibi mücbir sebepler ile Kamu İhale Kurumu tarafından mücbir sebep olarak kabul edilebilecek benzeri diğer hallerin oluşması,
• İdarenin faaliyetinin sonlandırılması,
• İhalenin sonucunu etkileyen, yasal düzenlemelerin yapılması,
• EKAP’da oluşan teknik sorunların ihalenin yapılmasını veya sonuçlandırılmasını engellemiş olması,
• Kamu İhale Kurumu veya mahkemelerin ihalenin oluşumu ve yapılışını hukuka aykırı bulması,
gibi nedenlerdir. (Bk. İlyas KILIÇ, Kamu İhale İptallerinin Nedenleri Sorunlar ve Çözümleri, Kılıç Akademi Yayınları, Ankara-2026, sf. 48-49)
III- İhalede Takdir Yetkisinin Yanlış Kullanılması ve İhale İptallerinin İptal Edilmesi
İdarenin takdir yetkisini kullanarak ihaleyi iptal etmesi durumunda, iptal işleminin gerçekleşme sürecine göre isteklilerce; Kamu İhale Kurumuna itirazen şikâyet başvurusu yapma veya mahkemeler nezdinde dava açmaları sıklıkla görülmektedir. İdarelerin verdiği ihale iptal kararlarının gerek Kurul gerekse mahkemelerin aldığı kararla (ihalenin iptalinin iptali kararları) canlandırılması, yani devam etmesi mümkündür. Bu nedenle ihale iptali nedeniyle hak kaybına uğrayan veya uğrama ihtimali olan isteklilerin, ihale iptal gerekçelerini detaylı olarak incelemeleri gerekir.
Kamu idarelerin, ihale iptallerinde somut bir gerekçe olmadan ve herhangi bir belgeye dayanmadan;
nedenlerle ihaleleri iptal etmeleri, mahkemeler ve Kamu İhale Kurulu nezdinde uygun görülmemektedir. (Bk. İlyas KILIÇ, Kamu İhale İptallerinin Nedenleri Sorunlar ve Çözümleri, Kılıç Akademi Yayınları, Ankara-2026, s. 43-48)
İdarenin, ihale iptaline ait gerekçelerini somut ve açık bir şekilde ortaya koymadan ihaleyi iptal edemeyeceğine yönelik Kamu İhale Kurul kararında özetle; “İdarenin ihale iptalini, yaklaşık maliyeti sehven yapıldığı aritmetik hatalar nedeniyle iptal ettiğini belirtmesi halinde, bu durumu somut ve ölçülebilir şekilde ortaya koyması gerekmektedir. Zira ihalenin iptaline gerekçe teşkil eden hataların neler olduğu ve yaklaşık maliyetteki hataların ihalenin sonucuna ne şekilde etkisinin bulunduğunun ortaya konulması; yukarıda saydığımız ilkelere uygun olacaktır. Diğer bir ifadeyle, sınır değer altında ve üstünde kalan istekli sayılarında, yani aşırı düşük teklif açıklaması istenilecek istekli sayısında bir değişiklik olup olmadığının ortaya konularak değerlendirme yapılması gerekir. Aksi durumda, ihalenin iptali kararının iptali söz konusu olacaktır.” yönünde olmuştur. (Bk. Kamu İhale Kurulunun 20.12.2023 tarihli 2023/UH.I-1573 sayılı kararı.)
IV. Sonuç
İdareler, yukarıda belirtildiği üzere, ihale iptal etme takdir yetkisini kullanırken;
• Mevzuat hükümlerini,
• Somut gerekçelerin var olup olmadığını,
• 4734 sayılı Kanun'un temel ihale ilkelerine aykırılıkların oluşup oluşmadığını,
• İdare hukukuna hâkim olan hukukî güvenlik, idari istikrar ilkelerinin ihlal edilip edilmediğini araştırmalıdır.
İdarelerin özellikle, ihale saatinden sonra yasal gerekçelerin somut olarak ortaya konulmadan ihaleyi iptal etmeleri, idarenin güvenirliği kapsamında olumsuz algı yaratacaktır. Keza ihale saatinden sonra verilen teklifler ve hangi istekli üzerine ihale kalacağı kısmen öğrenilmiş olacaktır. Hukuken ihale üzerinde kalması gereken isteklinin, nedeni idarece açıklanamayan, soyut nedenlerle ihaleyi iptal etmesi halinde, ihale hukukunda uzman hukukçularla, yasal yollara başvurması en doğru yaklaşım olacaktır. 24.02.2026
Avukat Işıl KILIÇ EROL
İhale ve Sözleşme Hukuku Danışmanı
Kaynaklar:
Şub