1-Yeterlik Kriterleri ile Rekabet İlişkisi
Kamu ihale hukukunda yeterlik kriterlerinin belirlenmesi, ihale sürecinin en hassas ve belirleyici aşamalarından birini oluşturur. Zira idareler tarafından belirlenen yeterlik şartları, yalnızca ihaleye katılımı değil; aynı zamanda rekabet düzeyini, tekliflerin çeşitliliğini ve nihayetinde kamu kaynaklarının etkin kullanımını doğrudan etkiler.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 5’inci maddesinde belirlenen temel ilkeler, idarelerin ihale sürecinde keyfi düzenlemeler yapmasını engelleyen kuralları oluşturur. Bu kapsamda özellikle rekabetin sağlanması, eşit muamele ve kaynakların verimli kullanılması, yeterlik kriterlerinin sınırlarını çizen temel ilkelerdir.
Uygulamada ise bazı idarelerin, ihale konusu işin niteliğini gerekçe göstererek;
düzenlemelere yer verdiği görülüyor.
Ancak bu tür düzenlemelerin, hukuka uygun olup olmadığı tartışmalıdır. Bu çalışmada, bir Kamu İhale Kurulu kararı üzerinden, işyeri açma ve çalışma ruhsatının yeterlik kriteri olarak istenip istenemeyeceği, rekabet ve orantılılık ilkeleri çerçevesinde incelenecektir. (Bk: Kamu İhale Kurulu’nun 30.10.2025 tarihli 2025/UY.I-2316 sayılı Kararı)
2- İnceleme Konusu Olayın Açıklanması
İncelemeye konu olayda, bir belediye tarafından gerçekleştirilen yapım işi ihalesinde, isteklilerden Antalya İli sınırları içerisinde, belirli bir mesafe (50 km) içinde bulunan asfalt üretim tesisine ait işyeri açma ve çalışma ruhsatı sunmaları istenmiştir. Ayrıca bu şartın iş ortaklıklarında her bir ortak tarafından ayrı ayrı sağlanması zorunlu kılınmıştır.
İdare, söz konusu düzenlemeyi; asfaltın sıcaklık özellikleri, işin sürekliliği ve hizmetin gecikmeksizin yerine getirilmesi gerekliliği gibi teknik gerekçelere dayandırmıştır. Buna karşılık başvuru sahibi, bu düzenlemenin ihale konusu işin tamamı ile uyumlu olmadığını, yalnızca sınırlı bir iş kalemi açısından anlam ifade ettiğini ve bu nedenle ölçüsüz olduğunu ileri sürmüştür.
Nitekim ihale kapsamında yer alan iş kalemlerinin büyük bir kısmında nakliye sorumluluğu yükleniciye ait iken, yalnızca sınırlı bir kalemde idare tarafından malzeme temini söz konusu olması, getirilen tesis ve mesafe şartının işin bütünü açısından orantısız bir düzenleme olduğun kuşkusu oluşturmuştur.
Mevzuat açısından değerlendirildiğinde, Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 29’uncu maddesi uyarınca yeterlik kriterlerinin rekabeti engelleyici şekilde belirlenemeyeceği açıkça hükme bağlanmıştır. Aynı Yönetmeliğin 41’inci maddesinde ise tesis, makine ve ekipmanın kural olarak yeterlik kriteri olarak belirlenemeyeceği, yalnızca belirli şartlar altında fiyat dışı unsur olarak değerlendirilebileceği ifade edilmiştir.
Bu çerçevede, işyeri açma ve çalışma ruhsatının doğrudan bir yeterlik kriteri olarak aranması, hukuki niteliği itibarıyla tartışmalıdır. Zira ruhsat, bir faaliyet izni niteliğinde olup, isteklinin ihaleye katılım yeterliğinden ziyade işin ifası aşamasına ilişkin bir koşul olarak değerlendirilmelidir.
Diğer yandan, getirilen 50 km mesafe sınırlaması, ihale hukukunda sıklıkla karşılaşılan ve Kurul kararlarında çoğu zaman rekabeti daraltıcı bir unsur olarak değerlendirilen düzenlemelerden biridir. Bu tür coğrafi sınırlamalar, özellikle belirli bölgede faaliyet gösteren firmalara avantaj sağlamakta ve potansiyel isteklilerin ihaleye katılımını fiilen engelleyebilmektedir.
Ayrıca iş ortaklıklarında her bir ortağın ayrı ayrı tesis ve ruhsat sunmasının zorunlu tutulması da mevzuata aykırılık teşkil etmektedir. Zira ilgili düzenlemeler uyarınca teknik yeterlik unsurlarının ortaklardan biri tarafından sağlanması yeterli kabul edilmekte olup, her ortağa ayrı ayrı yükümlülük getirilmesi iş ortaklığı sisteminin doğasına da aykırıdır.
Somut olayda dikkat çeken bir diğer husus ise fiyat dışı unsur sisteminde kullanılan aşırı düşük oranlı kriterlerdir. Tekliflerin belirli yüzdelik aralıklar içinde kalmasının beklenmesi, pratikte teklif oluşturmayı güçleştirmekte ve değerlendirme sürecinin öngörülebilirliğini azaltmaktadır.
Tüm bu unsurlar birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu düzenlemelerin yalnızca teknik gereklilikten kaynaklanmadığı; aynı zamanda rekabeti sınırlayıcı ve belirli istekliler lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.
3-Sonuç ve Değerlendirmemiz
Kamu ihale hukukunda, ihaleye katılım için aranan yeterlik kriterleri, idarelerin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olmalı, ancak temel ilkelere de uygun belirlenmelidir. İncelenen olayda, işyeri açma ve çalışma ruhsatının yeterlik kriteri olarak istenmesi, buna ek olarak tesis ve mesafe şartı getirilmesi ve bu şartların iş ortaklıklarının tüm ortakları için zorunlu tutulması hususları birlikte değerlendirildiğinde, ihale dokümanı düzenlemesinin hukuka aykırı olduğu anlaşılmıştır.
Özellikle söz konusu düzenlemelerin, ihale konusu işin tamamı ile doğrudan bağlantılı olmaması ve işin yalnızca belirli bir kısmı açısından anlam ifade etmesi, orantılılık ilkesinin de ihlal edildiğini ortaya koymuştur. Bunun yanı sıra coğrafi sınırlamalar ve getirilen ağır teknik şartlar, rekabetin daralmasına ve ihaleye katılımın fiilen engellenmesine yol açmıştır.
Sonuç olarak, işyeri açma ve çalışma ruhsatı gibi belgelerin yeterlik kriteri olarak değil, işin ifası aşamasında aranması gereken unsurlar olarak değerlendirilmesi gerekir. İdarelerin, ihale dokümanını hazırlarken teknik gereklilik ile rekabet ilkesi arasında dengeli bir yaklaşım benimsemeleri hem hukuka uygunluk hem de kamu yararı açısından zorunludur.
Bu bağlamda, ihale sürecine katılan isteklilerin de benzer düzenlemelerle karşılaşmaları halinde; mevzuat ve Kurul kararları çerçevesinde hak arama yollarını etkin şekilde kullanmaları büyük önem taşımaktadır. 13.04.2026
İlyas KILIÇ
Kamu Yönetimi Uzmanı
İhale ve Sözleşme Hukuku Danışmanı
Nis