İşçi Statüsündeki Kişi, Kamu İhalelerine Ne Şekilde Katılabilir? 

(Bir KİK Kararı İncelemesi) 

1. Kamu İhale Kuruluna yansıyan uyuşmazlığın konusu 
Kamu İhale Kurulu’nun 24.04.2026 tarihli 2026/UH.I-1156 sayılı kararında bir kamu idaresinde daimî işçi statüsünde çalışan kişinin, başka bir kamu idaresinin hizmet alımı ihalesine kendi adına istekli olarak katılıp katılamayacağı kapsamındaki uyuşmazlık ele alınmıştır. 

Somut olayda başvuru sahibi H. N., Bolu Orman Bölge Müdürlüğü Kıbrısçık Orman İşletme Müdürlüğünde daimî işçi olarak çalışmasına rağmen, Aladağ Orman İşletme Müdürlüğü tarafından yapılan orman ürünleri istif işi ihalesine kendi adına katılmıştır. İdare, başvuru sahibinin daimî işçi olarak başka bir orman işletmesinde çalıştığını, işçinin yıllık izin ve hafta tatili gibi feragat edilemeyen sorumlulukları bulunduğunu, iş sözleşmesinde işverenin yazılı izni olmadan başka işte çalışamayacağına ilişkin hüküm yer aldığını değerlendirerek teklifini değerlendirme dışı bırakmıştır. 

Uyuşmazlığın esasını; Kamu idaresinde işçi statüsünde çalışan bir kişinin, başka bir idarenin ihalesine katılıp katılamayacağı ile ihaleye katılması halinde 4734 sayılı Kanun’un 11’inci maddesinde yer alan “ihaleye katılamayacak olanlar” kapsamında olup olmayacağı, oluşturmaktadır. 

2. Somut olayın gelişimi 
Aladağ Orman İşletme Müdürlüğü tarafından 06.02.2026 tarihinde açık ihale usulüyle “Orman Ürünleri İstif İşi” ihalesi yapılmıştır. İhaleye iki istekli katılmış; 09.02.2026 tarihli ilk ihale komisyonu kararıyla ihale H. N. üzerinde bırakılmış, ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibi olarak Ö. K. belirlenmiştir. 

Daha sonra ikinci teklif sahibi Ö. K., idareye verdiği dilekçede H. N.’ın Bolu Bölge Müdürlüğüne bağlı Kıbrısçık İşletme Müdürlüğü personeli olduğunu belirterek, bu kişinin 4734 sayılı Kanun kapsamında sözleşme imzalamasının uygun olup olmadığının değerlendirilmesini talep etmiştir. 

Bunun üzerine idare, H. N.’ın iş sözleşmesini temin etmiştir. İş sözleşmesinde;

  • İşçinin Kıbrısçık sınırları içindeki değişik işyerlerinde çalışacağı, 
  • Araç kullanma, orman yangınlarıyla ilgili gözetleme, haberleşme, müdahale ve gerektiğinde diğer ormancılık faaliyetlerinde görev alacağı, 
  • Sözleşmenin belirsiz süreli olduğu, 
  • Haftalık çalışma süresinin en çok 45 saat olduğu, 
  • İşçinin iş sözleşmesi devam ettiği sürece, özel de olsa işverenin yazılı izni olmadan başka bir işte çalışamayacağı, 

Bilgileri yer almıştır. 

Orman Genel Müdürlüğü daha önce, daimi ve mevsimlik işçi statüsündeki personelin mesai saatleri dışında, yıllık izinli veya hafta tatili günlerinde şahsen ya da üyesi oldukları orman köylüsü kooperatifleri üzerinden orman emvali üretimi ve silvikültür işlerinde çalışıp çalışamayacağı konusunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından görüş istemiştir. Bakanlık cevabında, yargı kararları ve mevzuat uyarınca, işçinin feragat edemeyeceği yıllık ücretli izin ve hafta tatili günlerinde çalıştırılmamasının esas olduğunu bildirmiştir. 

İdare, iş sözleşmesi hükümlerini ve işin sürekliliğini birlikte değerlendirerek H. N.’ın teklifini değerlendirme dışı bırakmış, ayrıca 4734 sayılı Kanun’un 17’nci maddesi kapsamında işlem yapılmasına karar vermiştir. Daha sonra ihale ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibi üzerinde bırakılmış ve 23.03.2026 tarihinde sözleşme imzalanmıştır. 

Başvuru sahibi ise itirazen şikâyet başvurusunda özetle;

  • 4734 sayılı Kanun’un 11’inci maddesinde sayılanlar kapsamında olmadığını,  
  • İşin üzerinde kalması halinde işveren konumunda olacağını, işi işçi temin ederek ve vekil aracılığıyla yürüteceğini, 
  • 4857 sayılı İş Kanunu’nda, haftalık azami çalışma süresi olan 45 saati geçmemek kaydıyla işçilerin ikinci bir işte çalışmasını yasaklayan bir hüküm olmadığını, 
  • Teklifinin değerlendirme dışı bırakılması ve 17’nci madde kapsamında işlem yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, ileri sürmüştür.  

3. Kamu İhale Kurulu ne yönde karar verdi?
Kurul, kararında öncelikle 4734 sayılı Kanun’un 11’inci ve 17’nci maddelerini değerlendirmiştir. Kurul, başvuru sahibinin daimi işçi olarak görev yapmasının doğrudan 4734 sayılı Kanun’un 11’inci maddesi kapsamında olmadığını kabul etmiştir. Bu nedenle, başvuru sahibinin ihaleye katılmasının 11’inci maddeye dayalı klasik bir “ihaleye katılma yasağı” olmadığını belirtmiştir. Buna bağlı olarak, geçici teminatın gelir kaydedilmesi ve yasaklama yaptırımlarının uygulanmaması gerektiği sonucuna da ulaşmıştır. 

Buna rağmen Kurul, teklifin değerlendirme dışı bırakılmasını hukuka uygun bulmuştur. Bunun gerekçesi, başvuru sahibinin iş sözleşmesi ve iş hukuku yükümlülükleridir. Kurul’a göre;

  • Başvuru sahibi Kıbrısçık Orman İşletme Müdürlüğünde daimi işçi olarak görev yapmaktadır. 
  • İş sözleşmesinde, işçinin işverenin yazılı izni olmadan başka bir işte çalışamayacağı düzenlenmiştir. 
  • Başvuru sahibi, bu işte çalışabilmesi için işverenin yazılı izni olduğuna dair belge sunmamıştır. 
  • Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görüşünde, işçinin feragat edemeyeceği yıllık ücretli izin ve hafta tatili günlerinde çalıştırılmamasının esas olduğu belirtilmiştir. 
  • Türk Borçlar Kanunu’nun 396’ncı maddesi uyarınca işçinin işverene karşı sadakat borcu vardır. İşçi hizmet ilişkisi devam ettiği sürece sadakat borcuna aykırı biçimde ücret karşılığı üçüncü kişiye hizmette bulunamaz ve kendi işvereniyle rekabete girişemez. 

Yukarıdaki nedenlerle Kurul, başvuru sahibinin ihaleye katılmasının iş sözleşmesine ve işçinin işverene sadakat yükümlülüğüne aykırı olduğunu; bu sebeple teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasında mevzuata aykırılık bulunmadığını değerlendirmiştir. 

4. Kurul Kararı Kapsamında aday ve istekliler ne yapmalı?
Kurul tarafından verilen kararın, ihaleye katılan istekliler kapsamında öğretici olan önemli sonuçları bulunmaktadır. Bunlar aşağıda sıralanmıştır. 

4.1. İşçi statüsündeki kişinin ihaleye katılması tek başına 4734 sayılı Kanun’un 11’inci maddesine aykırılık oluşturmaz. 
Bir kişinin kamu idaresinde işçi statüsünde çalışması, 4734 sayılı Kanun’un 11’inci maddesindeki “ihaleye katılamayacak olanlar” kapsamında değerlendirilmez. Kurul, somut olayda başvuru sahibinin daimî işçi olmasını doğrudan 11’inci madde kapsamında görmemiştir. 

Sonuç olarak idareler, işçi statüsündeki kişinin ihaleye katılımını, “yasaklı katılım” gibi değerlendiremez. Ancak işçilerin ihaleye vereceği tekliflerin, her durumda geçerli kabul edileceği anlamı da çıkarılamaz.

4.2. İş sözleşmesindeki “başka işte çalışma yasağı” ihaleden elenme sebebidir.
Somut olayda ihalenin akışını değiştiren belirleyici unsur, iş sözleşmesinde yer alan “İşçi, iş sözleşmesi devam ettiği sürece özel de olsa işverenin yazılı izni olmadan başka bir işte çalışamaz.” düzenlemesi olmuştur. Bu nedenle, ihaleye katılacak işçi statüsündeki kişilerin öncelikle kendi iş sözleşmelerini incelemeleri gerekir. İhaleye katılacak işçilerin ayrıca; iş sözleşmesinde başka işte çalışma yasağının olup olmadığı, işverenin yazılı izninin gerekip gerekmediğinin, ihale konusu iş kendi çalıştığı aynı işyeri olup olmadığı, işi vekil veya işçi çalıştırarak yürütüp yürütmeyeceği, mevcut işiyle ihale konusu iş arasında zaman, görev veya sadakat borcu yönünden çatışma olup olmadığını incelemesi gerekir.  

4.3. Yıllık izin ve hafta tatili, ikinci iş için serbest zaman gibi görülemez
Kurul kararında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görüşüne de yer verilmiştir. Bu görüşte, işçinin feragat edemeyeceği yıllık ücretli izin ve hafta tatili günlerinde çalıştırılmamasının esas olduğu belirtilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’na göre yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemez. Yıllık ücretli iznini kullanmakta olan işçinin izin süresi içinde ücret karşılığı başka bir işte çalıştığı anlaşılırsa, bu izin süresi için kendisine ödenen ücret işveren tarafından geri alınabilir. 

Yukarıda sayılan nedenlerle işçiler, “mesai dışında yaparım”, “hafta tatilinde çalışırım” veya “yıllık iznimde yürütürüm” düşüncesiyle ihaleye katılırken dikkatli olmalıdır. İhale konusu işin süresi, niteliği ve iş başında bulunma süresi, ile mevcut işçilik süreleri, mevzuata aykırı olmamalıdır. 

4.4. Sadakat borcu yalnızca özel sektör için değil, kamu işçileri için de önemlidir
Türk Borçlar Kanunu’nun 396’ncı maddesi uyarınca işçi, işverenin haklı menfaatlerini korumak ve sadakatle davranmak zorundadır. Bu kapsamda işçi, hizmet ilişkisi devam ederken sadakat borcuna aykırı şekilde üçüncü kişiye ücret karşılığı hizmette bulunamaz ve özellikle kendi işvereniyle rekabete girişemez. 

Somut olayda başvuru sahibinin orman teşkilatı içinde çalışan daimi işçi olması, ihale konusu işin de orman emvali istif işi olması, Kurul’un sadakat borcu değerlendirmesinde önem taşımıştır. İşçi, mevcut işvereniyle aynı alanda veya bağlantılı bir işte ihaleye katılıyorsa risk daha da artar.

4.5. “Ben işi vekil veya işçi çalıştırarak yaptırırım” savunması her zaman yeterli değildir
İhaleye katılan işçi statüsündeki kişi, ihale üzerinde kalması halinde işveren konumunda olacağını, işçi temin ederek ve vekil aracılığıyla işi takip edeceğini ileri sürmüştür. Ancak Kurul, somut iş sözleşmesi ve işçinin sadakat yükümlülüğü karşısında bu savunmayı yeterli görmemiştir. 

Bu nedenle işçi statüsündeki kişiler, ihaleye katılırken yalnızca “işi bizzat yapmayacağım” düşüncesiyle hareket etmemelidir. İhale konusu işin yürütülmesi, kontrolü, işyeri teslimi, ölçüm, hakediş, personel ve ekipman organizasyonu gibi süreçler, yüklenici sıfatıyla sürekli takip ve sorumluluk gerektirebilir.

Sonuç ve Değerlendirme
Kamu İhale Kurulu işçi statüsündeki kişilerin ihaleye katılıp katılamayacağı konusunda önemli bir karar vermiştir. Karara göre, bir kişinin kamu idaresinde daimi işçi olarak çalışması tek başına 4734 sayılı Kanun’un 11’inci maddesi kapsamında ihaleye katılma yasağı anlamına gelmez. Ancak bu kişinin iş sözleşmesinde başka işte çalışma yasağı bulunması, işverenin yazılı izninin olmaması, yıllık izin/hafta tatili haklarının niteliği ve sadakat borcu dikkate alındığında teklifinin değerlendirme dışı bırakılması hukuka uygun görülebilmektedir.

İşçi statüsündeki kişilerin ihaleye katılmadan önce herhangi bir sorunla karşılaşmamaları için aşağıdaki hususları kontrol etmelerinin faydalı olacağını değerlendiriyoruz: 

  • 4734 sayılı Kanun’un 11’inci maddesinde sayılan yasaklı kişilerden olmamak, 
  • İhaleyi yapan idarede veya ihale konusu işle ilgili hazırlık, yürütme, sonuçlandırma ya da onay görevinin bulunmaması, 
  • Mevcut iş sözleşmesini, başka işte çalışmayı yasaklamaması, 
  • İşverenden yazılı izin alınması engelinin olmaması, 
  • İhale konusu iş mevcut işverenimle rekabet veya çıkar çatışmasının bulunmaması,  
  • İhale konusu işin süresinin, esas işteki mesai saatleriyle çatışmaması,  
  • İhale konusu işini yıllık izin veya hafta tatili günlerinde yürütmek zorunda kalınmaması,  
  • İhale konusu işin, yüklenicinin iş başında bulunmasını gerektirmemesi, 
  • Sözleşme imzalanırsa iş hukuku, disiplin ve ihale hukuku bakımından herhangi hukuka aykırılığın oluşmamasıdır. 

Ruhi ARSLAN                                           Av. Işıl KILIÇ EROL

Kamu Yönetimi Uzmanı                           Kamu İhale Sözleşmeleri Uzmanı

ve İhale Danışmanı

Kaynaklar:

  1. Kamu İhale Kurulu’nun 22.04.2026 tarihli ve 2026/UH.I-1156 sayılı kararı
  2. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu
  3. 4857 sayılı İş Kanunu
  4. www.kilichukuk.org 
İşçi Statüsündeki Kişi, Kamu İhalelerine Ne Şekilde Katılabilir?  (Bir KİK Kararı İncelemesi)
07

May